Dayanamıyorum:Karışmayacağım,konuşmayacağım diyorum ancak şu kahrolası dantellektüellerin gündemine dayanamıyorum. Yolları bağlanasıcılar,yazları kış olasıcılar,eğitilmiş ve bedelsiz satın alınmış ajanımsı okumuş güruhuna dayanamıyorum. Bir kısım şerefsiz imza toplama kampanyası yapıyor. Atalarımız, Ermenileri katlettiler ve biz onlardan özür diliyoruz diye imza topluyorlar. Ben özür dileMİyorum. Neden ve niçin dileyecekmişim. Hiçbir mantıklı veya haklı gerekçesi olmadan,bütün tarihi doğru bilgi ve belgeyi yok sayarak,bu kadar şerefsizce bu vatanı satanlara yuh olsun demekten başka bir seçeneğim de yok. Bütün vergi verenlere, bu vatan uğruna en küçük iyi bir şey yapmış herkese sesleniyorum,rica ediyorum:Satılmışlara kanarak,onların gündemi değiştirmesine,sizi yanılgılara sürüklemelerine asla izin vermeyin. Devletin ve milletin başında yeterince bela var,bunların su yoluna gitmeyin. Kendi benliğinizi,iç sesinizi dinleyin...
Amerikanın yeni başkanı yemin etme konuşmasında bize çatacak diye,şimdiden bazıları günlük yevmiyelerinin kesilmemesi adına,(biz sendeniz) yavşamasındaki tavırla imzaladılar beyanatı.(Benden söylemesi bazılarınızın sevgili Obaması demez,diyemez sizin diyebildiğinizi) Her dönemde ve her toplumda vardır böyle,kimin düdüğünü ağızlarına almışlarsa ona üfleyenler. Tarihimizde de görülmüştür elbette bunlardan. Yalnız dikkat çekmek istediğim,amacı gayet açık ve haksız bir şekilde aleyhimize olan beyanatlar değildir. Önceki yazılarımı okuduysanız,(altlarındaki yazım tarihlerine de dikkat etmişinizdir) her şeyin bir bütün olduğunu hatırlatmama müsaade edin. Bu,büyük oyunun küçük anektotlarından sadece biridir. Dahası bizim vatanımızla ilgili olan sahnenin ilklerinden biridir:İlerleyen zamanda çok daha karmaşık ve yıkıcı olabilecek diyaloglar göreceğiz. Ayrımsız,yurduna gönülden bağlı her vatandaşın,düşman oyunlarını fark etmeye çalışıp,kanla alınanın masada bırakılamayacağının bilincinde olmasını dilerim. Aşağıda iki not vererek anlatmak istediğimin biraz daha açıklayıcı olacağını umuyorum.
1)Türkler ve Çinliler,aynı dev kıtanın iki ucunda,birbirlerine taban tabana aykırı bir konum içinde gibidirler. Yine de birbirlerini anlamaları için pek çok neden vardır. Türkmen atlıları yirmi yüzyıl boyunca Asyayı dolaşmıştır. Aynı Orta ve Güney Asya steplerinden gelmişler,Anadolu yaylalarında olduğu gibi,Huang Ho vadilerinde de tarihe yön vermişlerdir. Türkmen kervanları,yüzyıllar boyunca,Çin ile Batı toprakları arasında tek bağlantıyı meydana getirmişlerdir. Bugün bile,Çinde,Çinli olmayanların yaşadığı en geniş ve en kalabalık bölgelerden biri,Anadolu Türklerinin kan hısımlarının yaşadığı Çin Türkistanıdır.
Ama,tarih,fetih ve ticaretin yarattığından çok daha yakın benzerlikler yaratmıştır;sözgelimi kader benzerliği. Türkler,Çinlilerle aynı zamanda,akbabaları çeken bir leş gibi Batılı büyük devletleri üstlerine çeken siyasal dağılmayı tatmışlardır. Bir ulusun gücünün,ona yeniden bağımsızlığını nasıl kazandırdığını da bilirler.
Ama her ulusun kendine özgü bir yolu vardır. Mao,Kemal Atatürk değildir........
Yukarıdaki alıntı,Fransız siyasetçi,De Gaulleci cephenin önde gelen liderlerinden Alain Peyrefitte nin 1975 yılında Türkçeye çevrilen (Çin uyanınca yer yerinden oynar) kitabından alınmıştır. Yüksek emperyalist görünmez elin,şimdiki devlet sınır ve şeklinin yaklaşık Türkiye için 2012,Çin için 2020 yılları civarında değişeceğini hesaplayan bir Batı kaynağı okumuştum 1983 yılında. Ancak kim ve nerede yazmıştı şimdilik hatırlamıyorum,hatırlarsam söylerim...
2)Dünya ve Türk tarihinin 1826-1911 arasındaki olaylara dikkatlice bakarsanız bundan sonra ortaya çıkacak olaylar hakkında ön bir bilginiz ve tahminleriniz olacağını düşünüyorum. Dış kaynaklı ağır ekonomik ve siyasal baskılar altındayız. Baskı altındaki insanlarda nasıl karar makenizması farklılıklar gösterirse toplum ve devletlerde de daha çok yanlış yapmaya,yanlış karar vermeye müsait bir ortam oluşturmasını sağlar. Pozisyon şimdiki hali itibariyle II.Mahmut dönemine benzeşmektedir. İçeride ve dışarıda uğraşmak zorunda olunulan ekonomik ve siyasi konular,bunlarla bağlantılı içeride bir takım kurumların reorganizasyonunda ortaya çıkan sorunlar ve bunların aslından ayrıştırılıp magazinleştirilmesi ve nihayetinde çok da başarılı olmayan,olması gerekenden uzak yenileşme durumları. II.Mahmut,Yunan ihtilali ile uğraşırken aynı zamanda Arabistandaki Vehhabilerle de uğraşmak durumundaydı. Şimdiki gibi Ermenilerle uğraşırken,PKK ile de uğraşmak durumu gibi. Rus Savaşı,Mısır isyanı ve Vakayı Hayriye diye özetlediğimiz iç durumlarda vardı o dönemde. Şimdi de Amerikan-İsrail ve İran bağlantılı politikalarda dikkatli olmak ve mecburen pozisyon almak durumu da var. İlave olarakta yalan Ergenekon,doğru Ergenekon,yanlış davranışlı bürokratlar,satın alınmış aydınlar,dini kullanan uygunsuz medya gurupları,karmaşanın artması ile daha çok para kazanacağını hesaplayan medya gurupları,insanlara saygılı olduğunu iddia eden zorbalar,ahlaksız sanatçılar,Allahsız din adamları,bilgisiz bilim adamları...Devlet hazinesi yıllardır dış ve iç borç altında ezilmekte,iğne üstünde makro ekonomi,sahip değiştirmesi istenen sermaye ve buna bağlı ekonomik uygulamalar. Bunlar yeterince karışık durumlar ve maalesef ortamla baş edebilecek insan alt yapımız yok.
Osmanlı zamanında nasıl devam ettiyse bu mevzular,benim düşünceme göre,aynı şekilde devam edecek. Yani,yeni başkanlarıyla ABD ve İsrail ile İran dalaşmaları,ekonomik ve iç sorunlarla boğuşan Rusya,Türkiye ve Çin,Türkiye için ilave olarak,Arap kültürü kaynaklı İslami davranış-fetva sorunları... Türkiye gelişmelerin sonlarına doğru büyük bir bina veya fabrika (yani temsili olarak gösteri yanı ortaya çıkartılan ve abartılan nükleer santral,deniz dibinden giden otoyol,200bin kişilik stadyum gibi) yatırımı yapar kıt kaynaklarıyla. Anayasasını değiştirir ve (temelde) birazcık ekonomik rahatlama karşılığı devlet,sınırlarının birazcık değiştirilmesine rıza gösterir...Öngörülen çevrim budur. Uygulamayı ancak biz bozabiliriz. Akıllı,sabırlı,ahlaklı,çalışkan,kanaatkar,hoşgörülü ve bilgili bir halk çoğunluğuyla kendiliğinden plan bozulur. Ancak bütün bu olumlu özellikleri gösteren bir halk çoğunluğu ortada görünmemektedir.
Olacaklardan bizi Allah korusun. Amin....
tüm riyasız konuşanların abisi Cabbar...
|